Sokaktan bloga geçen gerilla reklamlar
Pazarlama iletişimi sırasında şaşırtıcı yöntemler kullanmak bu yıl en çok kullanılan yöntemlerden biri. Bazen gerilla pazarlama, bazen alternatif reklamcılık olarak adlandırılan bu çalışmalarda mekan hep sokaklar. Hindistandaki NDTV kanalı için Mc Cann Ericksson Mumbai tarafından yapılan bu çalışma, gerilla sokak çalışmalarını anımsatıyor. Trene biniyorsunuz ve trenin camlarının televizyon şeklinde olduğunu görüyorsunuz. Mesaj oldukça açık. NDTV 7 gün 24 saat, tüm çıplaklığı ile size gerçekleri gösterir. Bir açıdan bakıldığında "Oldukça yaratıcı" diyebilirsiniz. O zaman bir de şu reklam açısından bakın. Şimdi iki reklamda da yaratıcılık benzer diyebilirsiniz. Benzerliği geçersek bu tarz reklamların bir ortak noktası daha var.
Sizce bu reklamlar türlerinde tuhaf olan ve sizde soru işareti uyandıran bir durum var mı? Mesela bu reklamlar sokakta kaç kişi tarafından görüldü? Acaba internette mi yoksa sokakta mı daha çok kişi bu tarz reklam çalışmalarını görüyor? Bu tarz reklamlar veya gerilla çalışmalar sadece bloglar veya internet için yapılıyor olabilirler mi? Mesela sokakta reklam bile yapacak olsanız, böyle şeyler çizmenize kim izin verebilir? Bu işaretler trafiği alt üst etmezmi? Bu tarz boncuklar asılmasına hangi belediye müsade edebilir? Barbekü reklamı için böyle bir çalışma yapılsa veya böyle bir çalışma bile kaç saat kalır acaba orada? En azından birileri şişleri almaz mı? Asfalt üzerine çizilen boyalı rakamlara kim izin verir ki? Hem bu etik midir?
New Yorkta yapılan ve forumlarda konuşulup, bloglarda hakkında yazılar yazılan Folgers kahve reklamı‘nın o sokakta kaç kişi tarafından görüldüğünü biliyor musunuz? Business Week dergisine göre, bu reklam 3 saat içinde görevliler tarafından sökülüp götürüldü ve kimse onu görmedi. Peki nasıl bu kadar olay oldu? Muhtemelen reklamı yapan ajans, çok hit alan bloglardan birine ulaştırdı ve o blog tarafından resim internet’e düşmüş oldu. Ondan sonra, çok hızlı bir şekilde dünyanın dört bir yanından binlerce blogda folgers kahvenin muhteşem gerilla çalışmasından bahsediliyordu. Oysa bu gerilla sayılmayabilir. Çünkü sokakta değildi. 3 saat durmuştu ve bloglar için hazırlanmıştı. Yani biraz aldatmaca vardı. Daha sonra bunun ütü veriyonu da yayınlandı. Aynı düşünce. İyi de nasıl böyle bir reklama trafiğin ortasında izin verilebilir. Bu da muhtemelen bir kaç saat içinde gitti. Ne gerilla ama!
Mısırda yapılan bu çalışma, gerçekten de müşterilerin gittiği bir markette mi oldu? Siz bir markette sütlerin içindeki Tide marka detarjanı görseydiniz ne hissederdiniz? Çok mükemmel bir çalışma mı diyecektiniz? Hiç de gerçekçi durmuyor, sütlüğün içine giren deterjan. Kim bunu ister ki! Ama bloglarda yine hızla yayıldı ve tide markasının akılda kalıcılığını ve sıradışılığını gösterdi. Sanki temel mesaj biz sıradışı ve cool bir markayız gib görünüyor bu çalışmaların hepsinde. Golf polo için, Hong Kong’da yapılan çalışma ise, daha da abartılı idi. Yine sokakta yapılan çalışmada trafik engelleyici bir durum vardı. Acaba bu da günlerce durdu mu? Yoksa fotoğraf çekildikten sonra kaldırılıp götürüldü mü? İlginç çalışmalardan biri daha bloglarda oldukça yer kapladı. Yine bir sokak ve bu sefer Canon reklamı. Bu da kolay kolay izin verilmeyecek ve çevre düzenini bozan reklamlardan bir başkası. Bu da bir kaç saat sonra yok olmuştur. Taktik sanki aynı. Resmi çek, bloga yolla, popüler ve cool bir reklamın olsun!
Yine kesin toplatıldığını düşündüğüm çalışmalardan biri de buydu. DHL için yapılan kutulu çalışmalar daha aykırı ve şaşırtıcı idi. Bunların sokakta bırakılması imkansız gibi görünüyor. Ciddi biçimde çevre yapısını bozuyor ve çirkin görünüyor.
Sokaktan hızlıca bloga terfi eden reklamlar için en iyi hikaye Mcdonalds’ın saatine ait. Bu çalışma totemi dikilirken, reklam ajansından biri, arka tarafta birinin elinde cep telefonuyla diktikleri güneş saatini görüntülemeye çalıştığını fark etmiş. Bunun üzerine reklamın internetten daha fazla kişiye ulaşacağı fikri ortaya çıkmış. Derken , o fotoğraf internete düşmüş ve o günden sonra internet üzerinde yayılmış. Yani çalışma, sokakta değil de bloglar ve internet üzerinde daha çabuk yayılıyor ve markanın bilinirliğini artırıyor. Çoğu alternatif ve gerilla olarak adlandırılıyor. Blogtan bloga pazarlama dediğim bu buzz ve viral marketing örnekleri giderek çoğalacak gibi görünüyor. Bunlarda samimi olmayan yön ise şu. Bunlar sokakta fazla durmuyor. Resim çekiliyor, bloga yollanıyor ve başlasın blogdan bloga pazarlama!
Başka bir yönden de bakılabilir. Artık insanlar net üzerinden iletişim kurduğuna göre, haberin bloglarda yayılmasında ve daha çok kişiye (çünkü bloglarda her şey yazılıyor) ulaşmasında bir anormallik yok. Önemli nokta, çalışma sokakta durdu mu, yoksa resimden sonra kaldırıldı mı? Kaldırılırsa fake oluyor ve geçerliliğini yitiriyor. Tabi bunu bilmek te imkansız. Başka bir ayrıntı da bu gerilla benzeri çalışmaların ilk olarak genellikle Coloribus blogu vasıtası ile yayınlanması.



