Kitaplığın sonu mu geldi? E-book Store


The digital bookstore – Bookshelf- ebookstore.com

Bu reklamı görünce kitaplığn sonu mu geldi diye düşünmeden edemedim. Teknoloji yavaş yavaş bazı şeyleri yok ediyor ama ben kitapların bu kadar kolay yok olacağına inanmıyorum. Belki de bilgisayardan okumak yerine Amazon tarafından üretilen Kindle tarzında şeylerle okuyabileceğiz. Yine de tüm bunların sayfa çevirmenin ve kitabı elinde tutmanın keyfini vereceğini sanmıyorum. Reklam ise oldukça yaratıcı. Tabi bir kaç yerden ilham almış gibi görünüyor :)

Via

Tüketim kültürü ve blog turu

Anadolu üniversitesi İşletme fakültesi öğretim üyesi olan sevgili hocamız, Prof.Dr. Yavuz Odabaşı‘nın  "Tüketim Kültürü" isimli kitabı geçen ay yeniden yayınlandı. Bu sırada, Zeynep Özata‘nın girişimiyle bir blog turu başladı. Blog turunun amacı, hem Yavuz Hocamızın kitabından daha çok kişinin faydalanmasını sağlamak, hem de tüketim kültürü ile ilgili sorularımıza onun bakış açısından yanıt bulmaktı. Blog turumuz Özgür Alaz ile başladı. Daha sonra, Prof.Dr. İsmail Kaya, Selim Yörük, A.Selim Tuncer ve Onur Yüksel ile sürdü. Yavuz hocaya sorulan sorular ve onun verdiği cevaplar oldukça ilgi çekiciydi. Bugün blog turuna benim sorularımla son veriyoruz. Blog turunu organize eden, düzenleyen sevgili Zeynep Özata’ya ve sorularımızı yanıtlayan sevgili hocamız Yavuz Odabaşı’na teşekkür ediyorum. 

1- Türkiyede tüketim kültürü denince,  hızla büyüyen bir parekende sektörü akla geliyor. Bu sektördeki küçük esnaf yavaş yavaş eriyor ve yerini büyük oyunculara bırakıyor. Önümüzdeki 5 sene içinde, parekende sektöründeki ve tüketim kültürümüzdeki değişimler ne yönde olacak ve bu alandaki yeni trendler neler olacak?

Cengiz, böyle bir gözlemde bulunduğun için öncelikle seni kutlarım. Söylediğin süreci yaşıyoruz ve giderek de kuvvetlenen biçimde yaşamaya devam edeceğiz. Tüketim kültürünün bir öğesi olarak adlandırılabilecek bu gelişme insanlara sadece daha fazla tükettirmeyi değil, tüketim ve tüketim nesneleriyle kendileri için geçerli olan anlamları, bir deneyim  perspektifi içinde sunmaya gayret edeceklerdir. Bu açıdan baktığımız zaman, büyük ve küçük oyuncular kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye gayret edecekler. Küçüklerin en büyük avantajları olarak insan ilişkilerindeki yoğunluk daha çok ön plana çıkacak ve sayıları hızla artan ürün türü ve çeşitleri içerisinde daha butik tarzda çalışmalara, uzmanlıklara yönelmeler gelişecek. Öte yandan büyük mağazalar da tüketiciler için çok güzel olanaklar sunmaya ve bunları da geliştirmeye yönelik çabalarına devam edecekler. Alışveriş merkezleri ve büyük mağazacılık uluslar arası boyutlarda gelişmelerine hızla sürdürecekler.

2- Yabancı kökenli alış veriş merkezleri, bize kendi tüketim kültürlerini getirip bizim tüketim kültürümüze sert etkiler yapıyorlar ve bu büyük alış veriş merkezleri tüketim kültürümüzü tümden değiştiriyor. Bu, yerli şirketler için ne tür sorunlara yol açabilir?

Yerli ve yabancı tüketim kültürü ayrımına ben çok sıcak bakmıyorum. Tüketim kültürünün evrensel anlamları birbirlerine çok benzer, hatta aynı denilebilir. İç ve dış rekabet konusundaki ayrımı artık, çağdaş pazarlama perspektifinde, aklımızdan silmeliyiz. Türkiyede herkes ve özellikle de pazarlamayla ilgili faaliyetlerde bulunan kişi ve kuruluşlar, küresel oyun kurallarına göre oynayan oyuncular olmak zorundalar. Bu, kendimize özgü güzelliklerin kaybedilmesi anlamına gelmez. Bunlarla birlikte rekabete açık, değişimcii yaratıcı iş insanları olabilme yolunda hızla ilerlemeliyiz.

3- Tüketim kültürümüze "müşteri memnuniyeti" adında genç bir unsur girdi. Ticaret ve sanayi odaları gibi binlerce üyesi olan kurumlar, neden üyelerine bu tarzda, müşteri memnuniyeti eğitimleri ve pazarlama bilinci vermiyorlar? Bu konudaki hassasiyet eksikliği  kimden kaynaklanıyor?

Aslında bu yönde gayretleri var ama belki senin de söylediğin gibi yeterli düzeye ulaşmamış olabilir. Müşteri menuniyetinde tutukluk olmasının temel nedeni, geleneksel olarak kapalı bir ekonomide yeşeren firmalara ve zihniyete sahip olmamız. Bunların kültürel anlamda ve zihniyet açısından hızla değişmelerini beklemek oldukça gerçek dışı gibi gözüküyor. Ancak, yeni kuşak şirketler ve iyi yönetilen şirketlerde çok güzel atılımlar yapıldığına da şahit olabiliyoruz. Görerek öğrenme, bakarak uyum sağlama ve rekabetin sert rüzgarları önümüzdeki kısa dönemde herkesin bu alanda daha çok çaba göstermesini zorunlu kılabilecektir. 

4- Üniversitelerdeki pazarlama bölümleri tüketim kültürü üzerine ne gibi çalışmalar ve araştırmalar içindeler? Bu çalışmaların ve araştırmaların sonuçları sadece tez olarak mı kalıyor yoksa özel sektör ile paylaşılabiliyor mu?

Tüketim kültürü üzerine doğrudan pazarlama bölümünde yapılan uygulamalı araştırmalar maalesef çok fazla değil. Ayrıca tüketim ve kültürü sadece pazarlamanın çalışma alanı içinde de kalmıyor. Sosyoloji, antropoloji, ekonomi ve hata bilişim konularında çalışanlar da bu konularla doğrudan çalışma yapabiliyorlar. Özel sektör ile de paylaşılma söz konusu sevgili Cengiz, şu anda bile tüketim ve tüketim kültürüyle ilgili herkese açık olan, sosyolojik ve sanatsal açılımlar gösteren iki sergi de İstanbul’da ziyaret edilebilir. Bunlardan birisi Osmanlı Bankasında açık bulunan, Meltem Ahıska ile Zafer Yenal’ın hazırladıkları "Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor(Kitap , Sergi)" ve Aslı Deniz Helvacıoğlu’nun Bebek Lucca’daki "Küresel Gençlik-Tüketilen Duygular" isimli sergileri. Bu güzellikleri yaratan değerli kişilere de gerçekten en samimi duygularımızla teşekkür etmeliyiz.

Da Vinci pazarı ve şifreler!

Da Vinci şifresi furyası yavaş yavaş etrafımızı sarmaya başladı. Film 19 Mayısta sinemalarda gösterime başlayacak ama çok önceden her tarafta filmle ilgili ürünler, oyunlar görüyoruz.

Bunlarda bir tanesi de Sony Ericsson web sitesinde bulunan yarışma. Yarışmaya katılıp bitirdiğinizde Paris’te yapılan yarışmaya katılma şansı elde ediyorsunuz. Paris’teki yarışmayı da kazanmanız durumunda bir Da vinci seyahati kazanıyorsunuz.

Kitabını severek okudum ve kurgusuna hayran oldum ama bir kitaptan bir marka yarattı adamlar. Dan Brown başta olmak üzere kutlamak lazım hepsini. Büyük bir Da Vinci pazarı oluşacak. Sony Ericsson da bu pazardan güzel bir dilim alan şirketlerden. Oyunu denedim biraz,  İlginç görünüyor, boş bir zamanımda tekrar bakacağım. Amacım parise gitmek değil, oyunu (şifreyi) çözmek.

Kaynağından  Oyunu oyna

Via : e-dünya

“Teknoloji kimin umurunda” çıktı.

Mehmet Doğan ve Altı üstü tasarım ile ne zaman tanıştım tam olarak hatırlamıyorum. Uzun aylar oldu. Genellikle web tasarımı /  teknolojisi ile ilgili bloglar teknik kavramlar ve  anlayamadığım ayrıntılar ile doluyken, altı üstü tasarımı da ilk olarak bu şekilde algılamıştım. Ama okudukça yanıldığımı anladım. Sonra Kanada’da yaşadığını ve bir üniversitenin web geliştirme bölümünde müdür olarak çalıştığını öğrendim. Derken ben onun sıkı bir okuru oldum.

Web teknolojileri ile uğraşan birinden bu kadar çok şey öğreneceğimi bilmiyordum. Mehmet Doğan, tam da bu noktada aynı işi yapan kişilerden ayrılıyordu. Hatta artık ben Altı Üstü Tasarım’ı bir pazarlama blogu olarak görmeye başlamıştım. ( Hala da öyle ).

Mehmet Doğan, bu arada bir kitap yazdı. Kitap, blogundaki 100 güzel yazıdan seçilmiş. Benim gibi kağıttan okumayı seven biri için harika bir haberdi bu. Herkese duyurayım istedim. Ayrıca, bu kitap bir blogtan yazılmış ilk türkçe kitap olarak, tarihteki yerini de aldı. Umarım, bu bir başlangıçtır ve hem Mehmet Doğan’ın hem de başka blog yazarlarının kitaplarını kitapçılarda görme şansına kavuşuruz.

Son bir not, Mehmet Doğan ve Altı Üstü Tasarımı hala tanımıyorsanız ( çok şey kaçırmışsınız) size bir link vereyim ve onu tanıyın.

Mehmet Doğan’ın yazılarının okunmasını sağlayan unsurlar, yazarken kullandığı akıcı dili ve anlatımı destekleyen berrak örnekleridir. Kafanız o uzun yazılar boyunca neredeyse hiç karışmayacak, beyninizde bir sürü kıvılcımlar çakacak ve yaratıcı fikirler ile karşı karşıya kalacaksınız. Hele teknolojinin içinde kayboluyorsanız bu kitap tam size göre.

Peki bu kitabı kimler okumalı ? Bu kitabı öncelikle pazarlamacılar okumalı ( kendimize torpil) sonra herkes okumalı. Her meslek grubuna, her insana, her eve lazım bu kitap. Keyifli okumalar

P.S. : Kitap’tan elde edilen tüm gelir, Kızılay’a  bağışlanacaktır.

Web tasarımcı ve geliştiricileri, ürün mühendisleri, pazarlamacılar ve şirket patronları: Kullanıcı odaklı stratejiler geliştirerek başarıyı ve müşteri memnuniyetini maksimize etmeyi garantilemek ve erken dönem webin durağan ve edilgenleştirici yapısı yerine, geleceğin dinamik katılımcı ve özgürleştirici deneyimlerden oluşan yeni bir dünya için Mehmet Doğan’ın söylediklerine kulak vermenizde fayda var."

Teknoloji Kimin Umurunda – Mehmet Doğan

225 Sayfa – Alfa Yayınları

Kaynağından Hemen satın al

Yeni aldığım kitabı dinleyeceğim!

Gerçekten ilginç bir ürün fikri, ‘Playaway‘. Küçük hafif 8 düğmeli ve önceden içine seçtiğiniz kitabın sesli hali yuklenmiş bir player. Boyutu iskambil kağıdının yarısı ve 6-20 saatlik çalma süresi var. İçindeki sese ekleme silme yada transfer etme yetkiniz yok.

Kitap korsanın önüne geçer mi bilinmez ama kitap okumaya zamanı az olanlar için mükemmel. Kitap fiyatı $39’dan başlıyor.Yani yeni kitap yükleme yok. Her kitap için yeni ürün alacaksınız.

Kitap dinlemek. Harika bir fikir.

Kaynağından satın al/incele : Playaway

Kaynakça

Spiral kitaplık - Kitaplar için farklı deneyimler

Tasarım, farlı bir düşünce, geniş bir pencere ve değşik bir bakış açısı ile birleştiği zaman dikkat çekici oluyor. Tasarım, seyretmekten hoşlanacağınız bir sanat eserine dönüşüyor bazen. Kitaplık tasarımları hep dikkatimi çekiyor ama bu çok farklı. Sarmal kitaplık , kitaplarınız ve gözleriniz için

Kaynağından İncele : Charlotte Friis Design studio

Sözlü Dövüş Sanatı Tongue Fu


Tongue Fu

İnsanlararası iletişimde husumeti, anlaşmazlıkları ve yanlış anlamaları uyuma dönüştürmek

– Sözlü çatışmalardan, ağız kavgalarından ve sinir patlamalarından kaçınmak

Sözünüzü, insanlarla huzurlu bir birlikteliğin aracı haline getirmek istemez misiniz?

Sözlü dövüş sanatı Tongue Fu size bütün bunların yolunu gösteriyor.

Tongue Fu ile şu teknikleri kolaylıkla öğrenebilirsiniz:

– Unutmanız gereken sözler ve kullanmanız gereken hangileridir? – ‘Haklısınız’ demenin muazzam dönüştürücü gücünden nasıl yararlanabilirsiniz? – Sözel zorbalarla nasıl başa çıkabilirsiniz? – Başkaları bamtelinize dokunduğunda ne yapabilirsiniz? – Onurunuzu koruyarak münakaşalardan nasıl sıyrılabilirsiniz? – Ne diyeceğinizi bilmediğinizde ne diyebilirsiniz? – Susmayı kendi yararınıza nasıl kullanabilirsiniz? – Duygularınızı nasıl kontrol edebilirsiniz?

(Arka Kapak)

Gerçekten ilginç bir kitap. Bu dövüş sanatı size çok şey kazandıracak.
Biz okumaya başladık, darısı size.

Kaynağından Al : Tongue Fu