Niş Pazarlama, internet ve büyük fikirler

 

Bu uzun süredir aklımda olan bir şeye çok kısa değinmeye çalışacağım. İnternet iş fikri bulma açısından inanılmaz bir açıklığa sahip. Yeni gelişen ve 5 sene sonra bu pazarda ektili olacak tüketici grubu gençlik tamamen internet ile hayata bağlanmaya başlayacak. Şimdiden bağlanmaya başladı bile. Bu durumda, internette gelişecek iş fikirlerinin sağlayacağı başarılar inanılmaz boyutlara ulaşacak diyebiliriz. İnternetin en büyük özelliği, aranılan bilginin/ürünün/hizmetin gerçekten ona ihtiyacı olan kişiye(Veya olabilecek kişiye) çok yakın mesafede duruyor olması. Buna aslında niş pazarlama diyoruz.

Heykelin duvarda oturduğu oyuğu, boşluğu tanımlamak için mimaride ‘niche’ sözcüğü kullanılır. Bu sözcüğün bir başka anlamı ise, kişinin kendisine en uygun işi, yeri ve pozisyonu bulması. Dilimizde ‘niş’ olarak yerleşen bu sözcük, aynı zamanda modern pazarlamadaki son akımlardan birini de tanımlar. Niş pazarlama olarak bilinen bu akım, kimilerine göre hedef pazarlama, kimilerine göre ise, bölgesel pazarlamayı ifade eder.

‘Niş pazarlama’ göreceli olarak benzer niteliklerde mal/hizmetlere gereksinim duyan, bir ya da daha çok benzer özelliği paylaşan, küçük bir tüketici kitlesinin istemlerini daha iyi karşılamak amacıyla geliştirilen pazarlama faaliyetlerine denir. ‘Niş pazar’ ise,  gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük bir müşteri grubunun istemlerini daha iyi karşılayabilmek için belirlenen çok dar kapsamlı, küçük bir pazar bölümüdür.(*)

Bu çok dar kapsamlı pazar internette birden bire çok geniş kapsamlı bir pazar haline de gelebiliyor. Çünkü internetin nufusu inaılmaz büyük. Hedef pazarlama olduğu için ulaşılabilirlik te yüksek seviyede. Üstelik kişiye özel iletişim kurmak daha rahat.

Gelelim ikinci kısma. Bu web kullanan tüketici aynı zamanda içeriği de katkı yapmak ve işin içinde yer almak istiyor. Yani müşteri sadece bakıp gitmeyecek, aynı zamanda kendine özel bu hizmet’i belirleyecek de.

Yani önümüzdeki yıllarda, internet üzerinden niş pazarlama yapmak çok başarı kazandıracak. Üstelik bunun için çok yüksek maliyetler de çıkmıyor. İşini nette kurup, burada yeni iş fikirleri geliştirecek kişiler büyük işler yapacaklar.

Avrupa/Amerika da bu oluyor. İş fikrini buluyorsunuz, geliştiriyor ve tanıtıyorsunuz, sonra büyük bir kuruluş inanılmaz paralar karşılığında bu işi sizden alıyor. Son örnek Youtube’un satışı oldu. Bu tarz uygulamalarda en çok göze batan husus samimiyet. Yaptığınız işte samimi olmanız gerekiyor. Bir öykünüzün olması gerekiyor ve kime hitap ettiğinizi bilmeniz gerekiyor.

Türkiyede blog sayısı hızla yüzbinleri geçmeye başladı. Dünyada 50 milyonu aşkın blog var. Türkiyede 3 milyon bloga ulaşıldığında olabilecekleri ve çeşitli iş fikirlerini şimdiden göz önüne getirebiliyor musunuz?

Hep bu güne değil, geleceğe de yatırım yapmak gerekiyor. İyisi mi şimdiden projelerinizi hayata geçirmeye başlatın. Küçük işletmeler(hatta bir kişilik işletmeler) daha başarılı olacaklar ve büyük iş fikirleri gerçekleştirecekler.Diyelim ki fikriniz büyüdü ve büyük bir şirket tarafından alındı (Bunun uzun dönemler boyunca süreceğini düşünüyorum) Bundan sonra yeni bir ikir geliştirmeniz gerekecek. Şu anda internet pazarı bu fikirlere o kadar aç ki, fikri bulduğunuz anda büyük işler yapabilirsiniz. Devler hep başarılı olacak değil! Belki de sıra küçüklerde. İnternet ekonomisi farklı bir yöne doğru ilerleyebiiyor. Uzun kuyruk(The long tail) buna farklı bir açılım daha getirmişti ve yeni fırsatları göz önüne sermişti. İnternette iş yaparken geniş düşünmek oldukça önemli.

Niş pazarlama alanınızı yaratın, fikrinizi bulun ve hemen işe koyulun ve lütfen bu arada interneti ve bilgisayarı kullanmayı da iyice öğrenin. Teknolojiyi takip edemezseniz sonunuz geldi demektir. Türkiyede, 40 milyon tane insan elinde cep telefonları, her gönderdiğiniz mesajı okumaya hazır beklerken, evlerinde yüksek bant internet kullanan 10 milyon kullanıcı sizi beklerken, sokaktaki reklamlar bile, ilk önce bloglarda gezinmeye başlarken, eliniz bilgisayara bile değmiyorsa, sonunuz yakın demektir. İlk işiniz bilgisayarı ve özellikle interneti iyice öğrenmek olsun. Web teknolojileri fikrinizi çok hızlı hayata geçirmenizi ve istediğiniz kişilere ulaştırmanızı sağlayabilir. Yıllar önce yazdığın yazılar ayda altı bin kişi tarafından okunacak deselerdi "hadi be!" derdim oysa bir gün almış bin kişi tarafından okunmadığında "Hadi be!" diyeceğim galiba. Pazar giderek demokratikleşiyor ve hard power-soft power dengelerinde değişiklikler meydana geliyor.

Küçük işletmeler (Hatta tek kişi) ve büyük fikirler dönemi başladı. Kim bilir sizin de şu iki arkadaş gibi bir senede 1.6 milyar dolar eden bir fikriniz olabilir. Bu da o kadar büyük paralar etmese de başarılı bulduğum başka bir iş fikri. Veya neler mi yapmışlar başkaları ?Küçük bir işletmeniz olabilir, tek başınıza olabilirsiniz ama fikirleriniz varsa, bunun için gelecekte en iyi pazar internet olacak.  En iyi müşteriler de internette olacak. En iyi fikir de neden sizin fikriniz olmasın?

Dipnot : Mehmet Doğan, yakında "Türkiyede pazarlama ve internet" hakkında yazdığı bir yazıyı ( Şimdilik bilgisayarındaki belgeler klasöründe, üzgün şekilde bitmeyi bekliyormuş) blogunda yayınlayacak. O zaman bu konuya kaldığım yerden o yazının parelelinde devam edeceğim. ( Bu süre zarfında bende  kafamdaki bazı şeyleri netleştirip, ona göre konuyu yeniden derinleştireceğim)

Güncelleme 1 : Bu konu ilginizi çektiyse, Arda Kutsal’ın " Web 2.0 girişimlerinize yatırım desteğini nasıl alabilirsiniz?" başlıklı, web 2.0 ve yeni iş fikirleri konusunda yol gösterici yazısını da mutlaka okuyun.

Güncelleme 2 : Zeynep Özata, "Büyük fikirler bunlara hazır olan kafalar için vardır" isimli yazısında "Büyük fikir nasıl bulunur?" sorusunu irdeliyor. 

Yorumlar / Comments (0)

Pazarlama Blogları Top 25 ( Ekim 2006)

Tecnorati uzun süredir bloglar hakkında bana fikir veren bir web 2.0 uygulaması. Tecnorati’nin en önemli özelliği bloglar içinde arama yapabilmesi ve onları "Tag" yoluyla izleyebilmenize olanak vermesi. Tecnorati  aynı zamanda her bloga bir rank(derece) değeri veriyor. Bu değeri verirken o bloga kaç blogtan link verildiğini göz önüne alıyor. Blog mantığı link vermek üzerine kurulu olduğu için, bu blogun tanınırlık ve popülerlik sıralamasını Tecnorati, linklere göre yapıyor. Aşağıdaki liste, daha çok yurt dışındaki bloglarda gördüğümüz bir listenin benzeri. Ben de Türkçe pazarlama bloglarını Tecnorati’den başlayarak bir ilk 25 listesi yapmaya karar verdim. Bu listede Tecnorati’de en çok link alan blogların rank değerlerini ve aldıkları link sayısını görebileceksiniz. Listenin benim için süprizi ise ilk sırada yer almam oldu emoticon Bunda yurt dışından aldığım linklerin büyük etkisi var. Yurt dışı demişken şu marketing blogları listesine bakıp, bizim aldığımız linklerin devede kulak olduğunu da görebilirsiniz. İleride Alexa ilk 25’i de yayınlamayı düşünüyorum ama ikisini her ay yayınlamak zahmetli olacağından, Alexa TR Marketing ilk 25’i başka bir pazarlama blogu yazarı hazırlasa,daha çok memnun olurum emoticon Aşağıdaki listeyi her ay güncelleyeceğim ve Türkçe pazarlama bloglarının durumunu hep beraber göreceğiz. Muhtemelen her ay blogların yerlerinde değişiklikler olacak. Listenin hem okuyucular hem de blog yazarları için iyi bir istatistik oluşturacağı kanısındayım. Listede adı olmayan pazarlama blogu yazarları, mail adresime bloglarını bildirirlerse, gelecek ay yayınlayacağım listeye onları da dahil edebilirim. İşte ilk liste. Hayırlı, uğurlu olsun.

Türkçe Pazarlama Blogları İlk 25 | Turkish Marketing Blogs Top 25 (10.2006)

1- Marketing Post ::::: 24,289 (321 links from 111 blogs)

2- elmaaltshift ::::: 28,440 (214 links from 97 blogs)

3- Diyalog | A.Selim Tuncer ::::: 34,211 (266 links from 81 blogs)

4- Marketallica ::::: 36,489 (234 links from 76 blogs)

5- Blogistan ::::: 47,473 (207 links from 59 blogs)

6- Fikir Atölyesi ::::: 57,950 (140 links from 49 blogs)

7- Marketingma ::::: 62,113 (117 links from 46 blogs)

8- Eylülce ::::: 67,000 (162 links from 43 blogs)

9- Arda Kutsal ::::: 67,000 (105 links from 43 blogs)

10- Adkritik ::::: 74,456 (61 links from 39 blogs)  

11- Antifit ::::: 78,859 (84 links from 37 blogs)

12- BrandBox ::::: 78,859 (80 links from 37 blogs)

13- isbn9760806 ::::: 78,859 (64 links from 37 blogs)

14- Pazarola :::: 92,307 (72 links from 32 blogs)

15- e-dünya ::::: 95,637 (78 links from 31 blogs)

16- Serdar Öner ::::: 107,270 (66 links from 28 blogs)

17- So-be ! ::::: 107,270 (58 links from 28 blogs)

18- Mobilasyon ::::: 127,033 (83 links from 24 blogs)

19- Molaverrahatla ::::: 147,532 (35 links from 21 blogs)

20- Murat Kaya ::::: 155,743 (49 links from 20 blogs)

21- Turuncu Fikirler ::::: 174,505 (23 links from 18 blogs)

22- Açık Kapı ::::: 185,449 (37 links from 17 blogs)

23- İnteraktif Yaklaşım :::::  245,798 (29 links from 13 blogs)

24- Mah-Zen ::::: 353,861 (20 links from 9 blogs)

25- Pazarlama Karması ::::: 448,146 (13 links from 7 blogs)

*İlk sırada blogun adı, ikinci sırada Rank değeri, üçüncü sırada aldığı toplam link sayısı, dördüncü sırada ise link aldığı toplam blog sayısı belirtilmektedir. Belirtilen yerlerdeki linklere tıkladığınızda sizi daha ayrıntılı bilgiye götürecektir.

Yorumlar / Comments (0)

Örümcek Adam’ın bile blogu var

The Official Spider Man 3 Blog 

4 mayıs 2007’de gösterime girecek olan Spider Man 3 (Örümcek Adam 3) filminin resmi blogu açılmış. Böylece filmler de blog açma kervanına başlamış oldular. Daha önce blog açan bir film var mıydı bilmiyorum! Keşke yüzüklerin efendisinin bir blogu olsaydı. Ziyaretçi rekoru kırar mutlaka. Superman Returns filmi içinde blog yapısına benzer bir site açılmış ama adına blog denmemişti. Superman’in yapımcıları, bu blogu görünce saçlarını yolmuşladır!

Birgün insanlar, yapacakları herşey için bir blog açacaklar ve blogları takip etmek imkansız hale gelecek. Bu da yeni bir iş fikri getiriyor aklıma.

Konusu gereği okumanız gereken blogların arasından, sizin yerinize en güzel postları tespit edip rss aracılığıyla size sunan ücretli servisler bile kurulabilir. Bu kadar enformasyonu takip etmek imkansız hale gelecek ve bu durumda çoğu kişi böyle servisleri tercih edecek. 

Dünyada kaç tane pazarlama ve reklam içerikli blog var? Şu anda rss kaynağı olan, yerli yabancı 126 blogu bloglines‘tan takip ediyorum ama yine de yoruluyorum, bazılarını es geçiyor veya okumuyorum. Tüm blogları okumak isterseniz en az 1000 blog çıkacak karşınıza ve bunları rss’den bile takip etmek imkansız hale gelecek.

Böyle seçici rss hizmeti sunan bir servis için kaç personel çalıştırmak gerekir? Büyük bir kısmı freelance ve evlerindeki bilgisayarların başından çalışır. 1000 blog için (ki hepsi her gün post göndermez) 2 personel yeterli olur. Ama servis müşterilerinin çalışanlarınızın seçiciliklerine kesinlikle inanmaları gerekir. Bu işin maliyeti nedir? Çok yüksek olacağını düşünmüyorum.

Teknoloji ve internet yeni iş kolları ortaya çıkarmaya devam ediyor. 1000 tane blogu okumaya çalışacağınıza böyle bir servisi tercih eder misiniz?

via 

Yorumlar / Comments (0)

Microsoft Windows Xp Çin muhabbeti

Microsoft Windows XP(messenger) ad campaign – China / microsoft/china ( ironic! )

Microsoft Windows XP için Çin’de yapılan bu reklamlar, gerçek hayat üzerine, bilgisayar yazılımlarının bindirilmesiyle oluşturulmuş. Bu Messenger reklamı çok ironik. Karşı karşıya oturan ve sohbet eden iki kişinin resimlerinin üzerinde Messenger pencereleri var. Artık aynı ofiste oturan insanların bile messenger ile iletişim kurmaya başladığı göz önüne alınırsa, internetin insanlara, gerçek hayat yerine sanalı kabul ettirmeye başladığını söyleyebiliriz.

Toplumsal iletişimde ne gibi değişiklikler olacak, siz de internet bağımlısımısınız? insan oğlunun evrimsel sürecine mause’un etkisi ne olacak, elleriniz fare kullana kullana deformasyona mı uğrayacak? Büyük bir kısmını 10 yıl içinde göreceğiz. Ayrıca kafanıza takılan bu sorunlar için şu bilgisayar bağımlılığı testine de göz atmanızı tavsiye ederim.

via 

Yorumlar / Comments (0)

Blogger.com Beta sürüme geçti!

Blogger Beta versiyonunu duyurdu. Blogger kullanıcıları bunu anlamışlardır ama ben blogger kullanıcısı olmadığım için tesadüfen öğrendim. Girdiğim bir blogger blogunda, navbar’da bazı değişiklikler olduğunu fark ettim, blogger.com’a girince, değişikliğin "Beta" oduğunu anladım. En önemli özellik ise Google hesabınızla giriş yapabilmeniz. Kontrol panelinde ise müthiş değişiklikler var. Artık blogger blogları wordpress ile yarışabilir hale gelecek.

Bu aşamayı Blog 2.0 olarak değerlendirebiliriz. Google sonunda ruhunu Blogger.com’a yansıttı. Bunun yansımaları diğer blog servislerini, özellikle de Wordpress’i etkileyecek ve tetikleyecektir. Bu da iyi bir gelişme.

Bu haber sonunda blogger’ı bırakan çoğu kişi, tekrar blogger kullanmaya başlayacak diye düşünüyorum. Kullanım çok kolay ve hızlı hale gelmiş çünkü.

Ben mi? Yoo ben Blogsome kullanmaya devam edeceğim. Blogsome’da kendine göre farklı güzellikler taşıyor. Yine de blogger’da bir demo blog açtım. Ama böyle boş kalacak hep. Blogger kullanmayı düşünmüyorum artık.

Blogger Beta’daki yenilikler ve daha arıntılı bilgi için, Arda Kutsal‘ın Webrazzi’de yazdığı şu yazıyı okuyabilir veya blogger’ın beta tanıtım turunu inceleyebilirsiniz.

Yorumlar / Comments (0)