Hayvanlar yer altına indi

"Animals found on the London Underground map" London/U.K. | Animals on the underground

Yaratıcılığı kışkırtan ve sizi de katılıma teşvik eden hayli ilgi çekici bir proje bu. Metro kanalarının oluşturduğu haritalar, oldukça karmaşık ve çok. Bizim ülkemizde çok yaygın metro ağlarımız olmadığı için bu kadar karışık değil. Proje bu haritalardaki hayvan şekillerini arıyor. Gökyüzündeki yıldız takımlarını hayvanlara benzeten ve simgeleştiren insanoğlunun, yıllar sonra yüzünü yer altındaki metro hatlarına çevirmesiyle başlamış ve ortaya işte yukarıdaki haritalar çıkmış. Sonra bu büyümüş ve şu anda kült haline gelmiş. En güzel yanı, bildiğimiz metro haritalarını inanılmaz sempatik ve eğlenceli hale getirmesi. İnsan oğlundaki bu yaratıcılığa hayranım. Metro haritasından çıkan hayvanlar. Sonra neler olmuş. İşte hepsi ve daha fazlası burada

via 

Yorumlar / Comments (0)

Kumdan kalelerin içindeki Absolut

Absolut sand sculpture advertising – Cancun Airports – Mexico

Absolut için inanılmaz derecede yaratıcı reklamlar yapılıyor. Bunlarla daha önce de karşılaşmışsınızdır muhtemelen. Ama bu güne kadar genellikle basılı işlerini gördüğümüz Absolut için bu sefer farklı bir çalışma yapılmış.

Meksikanın ünlü tatil yöresi Cancun‘u mutlaka duymuşsunuzdur. Cancun havaalanında yapılan çalışmada, havaalanının içinde, özel bir bölüm çevrilmiş. İçine plaj kumu dökülmüş. Ve bir kumdan kalenin içinde  yine kumdan bir Absolut şişesi dikilmiş. Çok tematik ve yaratıcı bir çalışma.

via 

Yorumlar / Comments (0)

Billboardlar yürümeye devam ediyor

 

Walking Billboards , San Francisco , California  thewalkingbillbords

Reklamcılar, dikkat çekmek için farklı mecralar kullanmaya devam ediyorlar. Bu da onlardan biri. Yürüyen billboardlar. İlanınız veya reklamınız şehrin caddelerini böyle turlayabilir. Düşündüğünüz gib çok ilgi çekecektir. Ama Türkiyede çok değişik manzaralara da yol açabilir. Yaşlı bir teyze " Yazık bu yavrulara, bu sıcakta böyle bir kutunun içine girilip dolaşılır mı?" tarzı şeyler duyabilirsiniz. Bu da reklamınız için küçük bir antipati oluşması riski taşıyabilir.

Amerikada insanlar daha farklı ve anlaşılan pek tepki gelmiyor bu reklamlara. Aslında tasarımlar ve fikir iyi. San francisco’dan  thewalkingbillbords isimli şirket şu anda bu işi yapıyor  Ülkemizde de yakın zamanda bu tarz reklamlar görür müyüz dersiniz?

Daha önce yayınladığım başka yürüyen reklamlar da burada ve burada

via 

Yorumlar / Comments (0)

Beta marketing, tasarım ve yıkılan kaleler.

Dün, müşteri nasıl tasarıma katılabilir ve Beta pazarlama anlayışı nasıl oluşur? demiş ve bırakmıştım. Ayrıca Beta pazarlama anlayışıyla kast ettiğim sadece ürünlerin beta sürümleri değil, bu sürüm sırasında tüketicinin katılımcı olarak olayın içinde bulunmasıydı daha çok. Microsoft örneği, olayı sadece bilgisayar yazılımları çerçevesinde düşünmenize de neden oldu. Tam olarak bu değil söylemek istediğim.

İş fikrimiz şöyle : X şirketi büyük şehirlerin merkezi noktalarında, "Beta" isimli, 16-26 yaş arası gençleri hedef alan, elektronik ve tasarım ağırlıklı ürünlerin satılacağı mağazalar açmaya karar verdi. Duyurusunu ise kulaktan kulağa pazarlama yöntemiyle, teknoloji forumları, blogları, dergileri aracılığla yapar. "Gelin ve mağazayı siz tasarlayın" Başvuran 20 kişiyi çeşitli kriterlere göre alır ve tasarım ekibiyle birlikte bu gençler mağazayı tasarlar ve yapımına yardım ederler. Hem deneyim kazanmış olurlar, hem de kendi tasarımları olur bu mağaza (kaç şirket mağazasını müşterisiyle birlikte tasarlar?) Bu da yeni bir kulaktan kulağa pazarlama başlatır ve mağazanın ünü iyice yayılır. Beta mağazamız, yeni teknoloji ürünleri ve tasarımları satar. Bunlar, şirketler tarafından Beta mağazaya verilir. Bunlar ürünün normal fiyatının onda üçü fiyatına satılır ve ürünün asıl sürümü piyasaya çıktığında, asıl ürünle üzerine fark ödenerek değiştirilebilir. (100 dolarlık bir ürün 30 dolara satılır ve ürünün asılı alındığında bu ürün verilip asıl ürün 70 dolara alınabilir)  Bu ürünlerin beta da olsa, aslında ürünler piyasaya verilmeye hazır ürünlerdir. Sadece şirket, bir ay önce sınırlı sayıda ürününü piyasaya sunar ve sadece Beta mağazada satılır bunlar. Kullanan müşteriler, bir ay sonra geri dönüşüm yapma zorunluluğu taşırlar. Beta mağazanın bir kuralı da üyelik sistemi ile çalışmasıdır. Üye olamayan alışveriş yapamaz (Ama gezebilir) Üeylik ile bir veri tabanı da oluşabilir. Düşünün, kaç tane teknoloji şirketi var. Bu mağazaya gelecek ürünleri ve insanların taleplerini düşünün. Uygulanması zor görünen ama başarı yakalayabilecek bir fikir. Konsept genişletilip, bazı ürünlere tasarım opsiyonu seçeneği verilebilir. Bazı ürünlere tasarım formları da eklenir ve tüketiciden tasarıma formdaki seçenekler aracılığıyla yön vermesi beklenebilir. 

Sonuç : 

1- Yeni çıkan ve kimsede olmayan bir ürünü elinde herkese tanıtarak gezen ve ürünün reklamını yapan bir genç. Bu ürün en az 100 kullanıcıya daha ulaşır bu gencin tanıtımıyla. Bu da dağıttığınız 50 ürün için 5000 kişiye ulaşma ve onların denemesini sağlama şansı yaratabilir. Ürününüz daha piayasaya çıkmadan elden ele gezer ve edinilen deneyimler başarılı ise satışlarınızda kuyruklar oluşabilir.

2- Ürünlerini bedava test ettiren şirketler.

3- Beta mağaza’nın yaratacağı tanıtım.

Bu örneklerden sadece biri. Yine otel fikrine dönersek ve bir önceki yazıya yorum yazan okurumun ifade ettiği gibi, Beta otel de müşterilerin daha ucuza kaldığını varsayarak neler geliştirebiliriz?

Otel inşa aşamasınının son kısımlarında, tasarımcı müşterileri sembolik bir ücrete tasarıma katılmaya ve özel bir tatil yapmaya çağırabilir. Odaların iç dizaynını birlikte yapıp, otelin tesislerini test edebilir bu kişiler. İnanılmaz bir deneyim olur. Özellikle butik oteller için rahat uygulanabilecek ve çok müşteri kazanmalarına sebep olabilecek bir deneme olabilir. Üstelik bu tasarım aşamalarına işçi olarak bile katılabilirler. "Şu duvardaki büyük tabloyu ben monte ettim" diyen bir müşteri veya " Bu odanın iç rengi  fildişi olacaktı ama ben buraya limon sarısının yakışacağına emindim." Bu müşteriler sizce otele geldiklerinde hangi odada kalırlar. Tabi ki kendi tasarladıkları odalarda kalacaklardır. Ayrıca her odaya bir müşterinin adı verilebilir ve odada bir çerçeveye o müşterinin kendi eliyle yazdığı, odayı tasarım aşamasındaki deneyimleri aktarılabilir. "Mavi ışığın bu odanın banyosunu boğacağını fark ettim, çünkü odada da mavi ağırlığı vardı.." Bu tasarımcı müşteriler, zincir otel ise eski müşterilerden de seçilebilir.

Örnekler çoğaltılabilir.

Beta Marketing, sözü ile anlatmak istediğim, (ürünlerde) hatalı veya kusurlu ürün değil, satışa hazır haldeki ürünün ilk numuneleridir. Bunlar aynı zamanda sonradan koleksiyon değeri bile taşıyabilecekleri için özel seri numarası ile de piayasaya sürülebilirler.

Hizmet kısmında ise Beta Marketing, hizmet daha tamamlanmadan da verilebilir. Ama bazı sektörlerde uygulanamayanilir. Mesela sağlık sektöründe uygulamanaz, kimse bir kalp ameliyatını deneyim için yapmak istemez. Ama başka sektörlerde uygulanabilir.

Müşteri kendisine sunulanı hemen alan, piyon konumundan çıkıp, sorgulayıcı, kendine göre tasarıma katılan, fikrini açık açık söyleyen, ürünü/hizmeti kullanmak değil, ona aşık olmak isteyen bir müşteridir artık. Hala insanlara bir şeyler satmaya çalışıyorsanız, batmanız yakındır. Y kuşağı gençliği, uzaktan seyretmek değil, işin her aşamasını gözlemlemek istiyor. Artık aldığınız tavuğun nereden geldiğini, yediğiniz meyvelerin seralarını internetten izleyebiliyorsunuz. Artık müşteri katılımcı, bir sonrası, müşteri tasarımcı. Ayakkabılarınızı siz yapacak, t-shirt’ünüzün desenini siz belirleyeceksiniz. Tüketici dünyasında dayatma dönemi bitti. Müşteri kraldı eskiden. Kralların da haksız olduğu durumlar vardı ama artık kraldan da öte bir şey müşteri. Hep diyoruz ya "Müşteri her zaman haklıdır". Müşteri pazarlamayı da şekillendiriyor ve çok güçlü sanılan bazı kaleler yıkılıyor.

Beta Marketing kavramı çok geniş bir kavram. Daha önce hiç duymadım.(ilk ben mi kullanıyorum bilmiyorum) Tanımını, "deneyimsel ve katılımcı müşteri bazlı bir pazarlama anlayışı" olarak düşünüyorum. Bu çok geniş bir konu. Üzerine yazılacak çok şey var. Ben sadece başlangıcı yapmak istedim. Konuyu diğer pazarlama bloglarına paslamak ve biraz da onların fikirler ve görüşlerine danışmayı istiyorum. Sanırım bazılarının bu konuda söyleyeceği önemli ve değerli şeyler olacaktır.

Tasarım, pazarlama anlayışında, önümüzdeki yıllara damgasını sıkça vuracak. Müşteri ürünü hem kendisi, hem de başkaları için tasarlamaya başlayacak. Bu hem şirkete, hem ürüne, hem de müşteriye çok şey katacak.

Yorumlar / Comments (0)

Beta Marketing ve tasarımcı müşteri tipi

 

Microsoft firması ürünlerini sürekli beta aşamadan geçiriyor. Ürünün tam sürümü piyasaya çıkmadan önce, yüzbinlerce kullanıcı (Müşteri) microsoft’un ürünün kullanıyor, test ediyor ve Microsoft’a geridönüşüm yapıyor. Yani ürün tam anlamıyl apiyasaya çıkmadan, mükemmel bir kullanıcı deneyimine tabi tutuluyor. Başından hatalar belirleniyor, eksik yönler tamamlanıyor ve en önemlisi de müşteri ürüne yeni yönler ve özellikler katılmasını istiyor. Müşteriler hem ürünü tanıyor, hem de beta  üründeki arızalara veya eksikliklere sert tepki vermiyor.

Gelelim Türkiye’ye. Kaç firma Beta aşamayı kullanıyor. Üründe beta aşama sunan Türk firmalarını söyleyebilir misiniz?

Ya hizmet pazarlayan şirketlerin hizmetlerinin Beta sürümleri var mı?Hadi biraz abartalım. Siz hiç Beta bir otel gördünüz mü? 

Beta aşama, ar-ge açısından çok önemli maliyet tasarrufu sağlar ve asıl sürümde, markayı/ürünü/hizmeti negatif geri dönüşlerden koruyan sihirli bir kalkan görevi görür . Sizin hiç Beta  ürün / hizmetiniz oldu mu? Beta Marketing ( Beta Pazarlama anlayışı) şirketinize yerleşmesi gereken bir unsur mudur? Özellikle gençleri hedef alıyorsanız, beta aşamasına çok önem verdiklerini ve hatalara daha sert tepki verdiklerini  biliyor musunuz?

İyisi mi siz biraz düşünün ve anlatacaklarımı merak edin. Yarın bu konuya daha geniş açıdan devam edelim ve görelim müşteri nasıl tasarıma katılabilir ve Beta pazarlama anlayışı nasıl oluşur?

Yorumlar / Comments (0)