Powerade, Nihat Kahveci ve Spor Pazarlaması

1- Reklam (Powerade & Nihat Kahveci )  

Nihat Kahveci’nin oynadığı Powerade reklamını bu gece televizyonda izledim. Bir futbolcu, bir savaşçı benzetmesi var üsteki resimlerde de görüldüğü gibi. Burada reklamdan çok bahsetmeyeceğim ama şunu söyleyebilirim ki, fazla yaratıcılık taşımayan, insanın aklında kalmayan bir reklam olmuş. Sıradışı olması için, her şey mevcut üründe ve Nihat’ta ama bu hiç kullanılmamış. Akılda kalıcı olan bir tek üsteki kare. Diyeceksiniz ki, Powerade’in kırmızısı da var mı! Hayır powerade isimli ürünün bir türkçe web sayfası bile yokken ve kampanya ile ilgili elimde resim olmadığı için bu minicik resmi, koymaya gönlüm el vermeyince, ben de photoshop’ta küçük bir kaç oynamayla aynı resmi yanyana 4 farklı tonla düzenleme yoluna gittim.

Konuya dönecek olursak. Powerade, Nihat ile 1 yıllık sözleşme imzalamış. "Reklam filminde Kahveci, maçın ilk yarısını yorgun bir şekilde tamamlıyor, devre arasında Powerade içerek kaybettiği sıvı, sodyum ve potasyumu geri kazanıyor ve maça, yenilenmiş bir şekilde, tam performansla geri dönüyor"(1)

Reklam, Yeşilköy, Çiroz halı saha tesislerinde 2 günde çekilmiş. "Halı sahanın çevresi baştanbaşa siyah kumaşla kaplanarak gerçek futbol sahası etkisi yaratıldı. Çekimler sırasında en çok kameraya sert ifadeyle bakmakta zorlanan Kahveci’nin, kendini en rahat hissettiği sahneler ise; çalım ve şut attığı sahneler oldu. Reklam filminde Kahveci’ye 7’si genç milli takım oyuncusu olmak üzere 35 kişilik bir oyuncu kadrosu da eşlik etti. Keyifli geçen film çekimleri boyunca 125 litre Powerade içildi"(1)

Ajans: Foote Cone & Belding

Açıkçası bu kadar çabaya değdi mi? Hayır diyorum. Başarısız ve hayal gücünden yoksun bir reklam. Birinci yarıda yorul ve 2. yarıda Powerade içip dinç çık!. Çok direkt bir mesaj. Çok bilindik ve etkisiz kalmış. Umarım başka reklam filmlerinde daha yaratıcı çalışmalar çıkar karşımıza.

2- Sport Marketing – Spor Pazarlaması

Bu reklamı izleyince aklıma Sport Marketing geldi. Şampiyonlar ligi maçları reklamlarında ve dünya kupasında otaya çıkıyor genellikle. Büyük firmalar çok sayıda tanınmış sporcu ile zaten çalışıyor ama Türkiye’de durum pek de böyle değil. Özellikle, futbolcular, reklamlarda oynadıkları zaman, sempati toplamanın yanında, karşı takım taraftarından ürüne/hizmete antipati de geliyor. O yüzden pek görmüyoruz bu tip kampanyaları. Finansbank Alex reklamı ne çabuk kayboldu! Halbu ki diğer dört büyüklerden de birer oyuncuyla farklı versiyonları çekilebilirdi.

Spor Pazarlaması ile ilgili küçük bir arama yaptım Google’da bu sırada şöyle bir tanım gördüm.

"Spor ürünleri ile spor tüketicilerini eşleştirebilen sisteme, spor pazarlaması denir" Tanım spor pazarlaması ile ilgili bir sunumdan.(2)

Ayrıca, üniversitelerin, beden eğitimi bölümlerinde "Spor pazarlaması" adı altında ders olarak okutulduğunu öğrendim. Pazarlama bölümlerinde böyle bir ders var mı bilmiyorum! Onu bulamadım.

Türkiyeden bir ajansın sitesinde, spor pazarlamacılığı hizmeti verdiklerini gördüm. Hizmet açıklamaları şöyle "Sporla ilgili sponsorluk ve aktiviteler ; hedeflenen kitleler üzerinde kurum/ürün/marka bilinirliğinin yaratılmasının , duygusal bir bağ geliştirilmesinin ve satışların artırılmasının en etkili yöntemlerden biridir . Türkiye’de giderek yaygınlaşan spor pazarlamacılığı konusunda  Greenactive en deneyimli ajanslardan biridir. Greenactive olarak müşterilerimize uygun spor aktivitelerini, takım ve sporcu sponsorluklarını araştırır, değerlendirir, geliştirir ve uygularız. Kurulacak potansiyel ortaklıkların birbirini tamamlayıcı nitelikte olmasına dikkat ederiz."(3)

Açıkçası bu ajansın spor pazarlaması hakkında çalışmalarını sitelerinden araştırdım ama bulamadım. Böylece ne yaptıklarını görme şansım olmadı.Bu konuda bilgi sahibi olan biri varsa ve bizi aydınlatırsa seviniriz.

Sonuç olarak, 2006 dünya kupası nedeniyle ilerleyen günlerde, sıkça spor pazarlaması örnekleri göreceğiz. Bu konuda Türkiyede bir boşluk görünüyor ( Gerçi Türkiyede, Pazarlama alanında zaten ciddi bir boşluk var) Bu boşluğu doldurabilecek firmalar, başarıyı yakalayabilirler. Spor pazarlaması, şüphesiz iyi yapıldığında çok etkileyici oluyor, çünkü büyük kitleleri peşine takabiliyor ve onları hareketine katabiliyor. Bunu başarmak içinse, Türkiyedeki pazarlamacı ve reklamcıların çok çalışması ve üretmesi gerekiyor.

Başarır mıyız dersiniz? 

Kaynakça :

(1) – Marketing Türkiye

(2) – Engin Altan Durusoy (öğrtetim Görevlisi – Ç.Ü.Besyo)

(3) – GreenActive 

Yorum yazınız »

Yorum yazınız...